Arda Çetin


Arda Çetin - Life and Information Technologies

'Technologies'

HP 2133 Netbook

Çalıştığım kurumun verdiği Toshiba 15.4inc’lik notebookla her iş günü kıtalararası yolculuğumda taşımam süretiyle boyun ve omuz ağrılarımın başladığı anda maksimum 13inc’lik bir notebook arayışlarına girmiştim.
Epey uzun süren bu araştırmalar sonunda Asus EEE PC 1000H almaya kesin karar verdiğim pazar akşamı hepsiburada.com’a girdiğimde gördüğüm ve aşık olduğum HP 2133‘ü bir anda alıverdim ve dün akşamdan beri kendisiyle seviyeli bir beraberliğim bulunmakta..

HP 2133, piyasadaki diğer netbook benzeri ürünlere göre bir marka avantajı bulunmasına rağmen fiyat olarak rakipleriyle eş değer seviyede..

3 hücreli bataryasına rağmen şimdilik ortalama 3 saate varan bir kullanım (Firefox, Thunderbird, Excel + wireless bağlantı) olanağı sunmakta. Dilerseniz aynı modelin 6 hücreli batarya ve 2GB RAM’li halini de bulabilmek mümkün.

Donanımsal özelliklerinin yanında piyasadaki rakiplerine oranla çok daha sağlam ve şık grimsi ve Apple’ı andıran bir görüntüsü bulunan 2133′ün klavyesi de benim gibi uzun ve büyük parmaklı kullanıcıların bile kolaylıkla kullanabileceği, hiç bir zorluk çekmeyeceği şekilde ayarlanmış. Klavye konusunda ilk dikkat ettiğim nokta olan CTRL ve fonksiyon tuşları sıralaması da doğru (en köşede CTRL yhemen solunda fonksiyon) bir şekilde sıralanmış.

8.9inc parlak monitörü 1280×600 çözünürlüğü bulunmakta olup, daha 24 saatlik kullanımımda ekranla ilgili herhangi bir sorunla karşılaşmadım, her iş ortamı bilgisayarı gibi çözünürlük ve monitör boyutu gayet yeterli geliyor.


Asus EEE PC sonrası netbooklarda en çok merak ettiğim konu işlemcileri olmuştu. İşim gereği de P133′den beri özellikle Intel ve AMD bir çok işlemci türü deneyip, kullanmış birisi olarak kimisinde 1.3, kimisinde 1.6Ghz. olan Intel Atom ve VAI diye adlandırılan işlemcilerin günlük kullanımlarında ne gibi bir etkisi olduğunu bilmiyordum. Araştırdığım sitelerde, forumlarda ve listelerde de bunun cevabını tatmin edici boyutta bulamamıştım…

VIA C7-M RF türü ve 1.6GHz hızında bir işlemciye sahip olan HP 2133 ile bugün her türlü ofis işlerimi (internette gezmek, mail alışverişi, excel-word dosyaları vb. tüm bunların yanında msn, gtalk ve winamp+last.fm’in sürekli açık kalması) donanımsal sebeblerden kaynaklanan bir yavaşlık veya donma gibi bir şey hissetmedim. (Bir kere dosya kopyalarken Vista’dan kaynaklanan bir salaklık öbürü Windows restart edildi.)

Artılar: Klavye düzeni ve tuşların büyüklüğü, dış cephesinin sağlamlığı, hopörlör ve ses kalitesi..

Eksileri: Yüksek CPU kullanımı sırasında normalden fazla artan sıcaklık, 2 adet USB girişi olması..

Donanımsal Özellikler:

  • İşlemci CPU VIA C7-M RF 1.6GHz
  • Yongaseti VIA 896
  • Sistem Belleği 1024M 667DDR2 1DM
  • Ekran Kartı VIA Chrome 9
  • Ağ Kartı 10/100/1000 Ethernet
  • Pcmcia ExpressCard/54 yuvası veya tümleşik Akıllı Kart Okuyucu, 1 Secure Digital yuvası
  • Sabit Disk Kapasitesi 120G 5400RPM
  • Batarya 3 hücreli batarya
  • Ekran LCD 8.9 WXGA (1024 x 600)
  • İşletim Sistemi Microsoft® Windows® Vista Home Basic
  • Boyutlar 27mm x 255mm x 165 mm, 1.27 kg
  • Geliştirilmiş Portlar 1 adet Tür I/II PC Kart Yuvası - 2 x USB2., VGA, RJ-45
  • Kablosuz Haberleşme 802.11a/b/g, Bluetooth
  • Bellek Kart Yuvası 2 USB, ExpressCard/5 4 yuvası, 1 Secure Digital yuvası

Nickname Kültürü

Her ne kadar yeni tasarımıyla birlikte Facebook‘tan soğusam, eskiye oranla daha az girsem de yıllar yılı kendisine bir nick (rumuz/kullanıcı adı/takma ad vs.) bulamamış bir internet kullanıcısı olarak Facebook sayesinde şu nick kullanma oranı giderek düşmeye başladı ya, ne kadar sevindirici bir durumdur bu..
İnsanlar artık cici cici isim ve soyadlarını kullanıyorlar, blog veya kişisel site açacakları zaman abidik-gubidik isimler aramak yerine adsoyad.com gibi şahane domainler kullanıyorlar. Karşımdakiyle internet üzerinden iletişime geçtiğimde kiminle konuştuğumu biliyor gibi salak bir hisse kapılıyorum vs.

Ve bütün bunlar Facebook’un o güzel register.php’si sayesinde oldu. Beni bu dertten kurtardığı için Mark’a bir teşekkür mektubu mu yazsam..

Web 2.0 Forumumuz; FriendFeed.com

FriendFeed kısaca; eski bir kaç Google çalışanı tarafından yazılan, RSS feed teknolojisi üzerinden takip ettiğiniz kişileri/arkadaşlarınızı tek bir platform üzerinden takip etmenizi sağlayan bir web 2.0 projesidir.
FF‘de son zamanlarda artan Türk popüleritesi kendini Alexa’da da göstermiş ve Amerika sonrasında FF’yi en çok kullanan ülke olmuşuz. Ayrıca WordPress için ilk FF eklentisi yine bir Türk‘ten geldi, tebrikler bize.
Öyle ki Twitter gibi FriendFeed için de ekstra servisleri çıktı piyasaya.

FriendFeed’in ilk amaçı belirtildiği gibi, internette onlarca servisi kullanırken birbirimizi takip etmeyi kolaylaştırmak olsa da (ki bunu çok iyi bir şekilde başardı!), içeriğindeki post (girdi), resim, ve link gönderme gibi özellikleri sayesinde giderek bir forum havasını andırıyor.
twitterisnotachat.com‘dan sonra ben de bir friendfeedisnotforum.com diye bir sayfa mı açsam ne…

Türk İnternetini Karartma Günü?

Bir ülke düşünün ki, proje yöneticileri bile sitelerinin neden kapalı olduğunu bilmiyor
Her iki proje de o ülkede yer sağlayıcı faaliyet belgelerine sahip şirketler tarafından yönetilmekte ve bu şirketlere en ufak bir bilgi dahi verilmeden siteler kapatılıyor… Ortada ne bir mahkeme kararı ne de başka resmi/gayri resmi evrak var.
Tamamen keyfi, tamamen birkaç yöneticinin kafasına buyruk çalışması.. Üstüne üstlük istedikleri siteyi kapatıp, istediklerini açıyorlar.

Koyun milletimiz şimdi proxy ile bilgisayarındaki hosts dosyasını değiştirmekle uğraşsınlar.. Nasıl olsa kendisi youtube.com’a, izlesene.com’a giriş yapabiliyor, yasakmış kime ne?
Bu ülkede gün gelecek google.com.tr kapatılacak, bu koyun millet o zaman internetinin sansürlendiğini anlayacak.

“İnternete sansür değil, sürat gerek!”

Youtube’dan sonra Türk kullanıcılar arasında giderek daha fazla ilgi görmeye başlayan Dailymotion da yasaklandı. Tabii yine neden, niçin, hangi sebeble gibi soruların cevaplarını bilmiyoruz..
Uzun bir süredir “internete sansür değil, sürat gerek!” sloganıyla yayında olan ancak yeteri ilgiliyi göremeyen bir kampaya sitemiz mevcut; kampanya.org.tr/sansur
Tahminim bu tip kampanyalara STK’ların ve internet kullanıcıların ilgilisi ancak google.com.tr‘nin yasaklanması sonrasında artacak.
O vakte kadar yasaklanan, yasaklanana devam…
Durmak yok.

Jenerik domain demek iyi proje demek midir?

Turkticaret.net‘in web.tv domainini alması webrazzi’de epey bir yankı uyandırdı. Ancak gözden kaçan bir durum var ki; jenerik domain =/ iyi proje. Bu durum özellikle de turkticaret.net için geçerli bir formül.

Bugün, başta web 2.0 projeleri olmak üzere Nokta A.Ş. elinde binlerce domain bulunduruyor, bir çoğunu da teker teker yayına sokuyor; blogcu.com, sinemalar.com, izlesene.com en çok ziyaret edilen Nokta‘ya ait projeler…
“Domain iyi, projede iş yapar” mantığıyla bakarsak; dünya üzerinde milyon dolarlık domainler (movie.com, search.com, mail.com) yeteri kadar başarılı olamıyor?

Webrazzi’deki son haberde Turkticaret’in web.tv domainini almasındaki nedenin “Popstar gibi programları internet üzerinden gerçekleştirecek olan web tabanlı son derece büyük bir yatırımın sadece alan adı tarafı” olarak belirtiliyor. Ancak TurkTicaret’in çalışma mantığını bilen, şahsen olmasa da Murat Yanıklar’ı bilenler web.tv projesinin bir Popstar projesinden öteye gidemeyeceğini, domainin kendisi gibi global arenada boy göstermeyeceğini bilirler.

Son favori bloglar

Ne zamandır yazayım diyorum, unutuyorum..
Bu aralar takip etmeye başladığım birkaç yeni blog mevcut:

todaysbigthing.com; Günde sadece bir tane video yayınlıyorlar. Her günü bir öncekinden şahane.
modolog.com; Kendisini Blogger’ın Google topraklarına dahil olmadan önceki yazılarını hatırlıyorum… O kadar eski blogger’lardandır yani. Geri dönmüş, iyi de etmiş. Bu aralar Türkçe ve kaliteli kişisel blog bulmak epey zordu.
beyn.org; Neden takip ettiğimi bile bilmediğim, bu kadar gereksiz, bu kadar saçma ve boş bir blog daha hayatımda görmediğim bir yerdir burası da.. Yazarını tanımam etmem ama her gün yazdığı o anlamsız yazılara nasıl oluyor da minimum 10 yorum alıyor, nasıl bir okuyucu kitlesi vardır, anlamış değilim.
h-labs.org/blog; Yeni bir blog değil ama yine de link vereyim istedim, Türkiye’ye böylesi nadide güvenlik yazılarının olduğu bloglar pek gelmiyor zira..

Sonraki Sayfa »