Bilişim, Teknolojiler

Sistem Yöneticileri Günü

30 July 2010, Friday

Çok nankör bir meslektir sistem yöneticiliği… Ama aynı zamanda orta ve büyük ölçekli kurumların hem en değer verilmeyen hem de vazgeçilmez elemanlarından biridir sistem yöneticileri. Çoğu kişi (buna patron da dahil) bizlerin tam olarak ne iş yaptıklarını bilmez. Çalıştığı kurumun tüm kritik uygulamalarını tek bir kişiye emanet ederler. Sistem çalışıyorken kimse bir teşekkür bile etmezken, en ufak bir kesintide bütün millet tepenize biner.
Ancak yine de herkes işini severek yaptığından dolayı bir sorun yaşamaz ve hayatını sürdürmeye devam ederler.

Böylesine komplike bir mesleğin de bir günü var elbette. Her 30 Temmuz dünyada “Sistem Yöneticileri Günü” ya da “Sistem Yöneticileri Taktir Günü” olarak kutlanmaktadır. Tüm meslektaşlarımın gününü kutlarım.

Yıl da bir günümüz olduğu gibi şarkımız da mevcut..

Kişisel Mahremiyet 2.0

07 June 2010, Monday

Türkiye Interneti 12 nisan’da, yasaklarıyla sansürüyle, teknik altyapı yetersizliğiyle ve daha yüzlerce sorunuyla 17. yılını doldurdu.Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Mustafa Akgül’ünde yer aldığı bir ekip, Ekim ayında X.25 ile Hollanda üzerinden ilk INTERNET bağlantısı gerçekleştirdi.

O günden sonra dünyada 1988 yılında yaygınlaşan IRC protokolü ile insanlar oldukça düşük internet bağlantı hızlarıyla internet üzerinden birbiriyle iletişim halinde olmaya başladılar. Türkiye’de mIRC adlı IRC yazılımının popülerliği ile başlayan online mesajlaşma, daha sonrasında ICQ adlı şimdi ki Live Messenger türevi uygulamalarla devam etti. 2003 yılında ICQ, tahtını Microsoft’un pazarlama taktikleriyle yükselişe geçen MSN (şimdi ki Windows Live Messenger) uygulamasına bıraktı.
2004 yılında telaffunuzu ilk olarak Tim O’Reilly’nin yaptığı “Web 2.0” kavramıyla tanıştı insanlar. O’Reilly Media tarafından düzenlenen Web 2.0 konferansında konuşan Tim O’Reilly web 2.0′ın tanımını şu cümlelerle yaptı: “Web 2.0 bilgisayar endüstrisinde internetin bir düzlem olarak ilerlemesiyle bir işletme devrimi ve bu düzlemin kurallarını başarı için anlamaya çalışmaktır. Bu kurallar arasında başlıcası şudur: Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurmak.”

Bu süreç içerisinde internet kullanıcıları kişisel gizliliğine oldukça önem vermekteydi. IRC, ICQ ve çeşitli web sitelerinde insanlar gerçek ad soyadlarını kullanmak yerine rumuzlar (nickname) kullanmaktaydı. IP adresi, telefon, ev  -iş adresi gibi bilgileri internetteki diğer insanlarla paylaşmaktan son derece çekinir ve korkar durumdalardı.
Tabii bu gizliliğin kendi içerisinde sebepleri de mevcuttu. Bunlar; internet üzerinden gelebilecek cinsel tacizler, hack/crack yöntemlerinin daha fazla ve güvenlik korumalarının daha az olması, internetteki diğer insanlara olan güvensizlik gibi çeşitli nedenlerden bir kaçı…

Yıl 2010. Bir de şu anki duruma bakalım isterseniz?
İnternete giren herkesin bir e-posta adresinin olması artık lüks değil, zorunluluk halini aldığı günümüzde, eskiden çeşitli rumuz adlarıyla alınan e-posta hesapları artık adsoyad@alanadi.com uzantısında olmasına özen gösteriliyor.

Artık bir e-posta adresimizin olmasının yetmediği gibi Facebook hesabı olmayan arkadaşlarımıza soru işaretiyle yaklaşır duruma geldik. Üstelik web sitelerinde rumuz yerine Ad Soyad formatında hesap oluşturma alışkanlığı 2005 yılından bu yana Facebook sayesinde insanların kafalarında yer etti. Facebook hesabında eski arkadaşlarıyla iletişime geçmenin yanı sıra yeni arkadaşlıklar edinmek için çeşitli grup ve hayran sayfaları da yer almakta.

Last.fm adlı müzik sosyal paylaşım sitesi ile ne tür müzikten hoşlandığını, hangi sanatçıları ve müzik gruplarını dinlediğini, hangi konserlere gittiğini;
Twitter ile anlık olarak şu an ne yaptığını;
Foursquare sitesi ile kişinin şu an nerede olduğunu ve ne yaptığı bilgisine;
Flickr‘dan fotoğraflarına;
Google Reader ile takip ettiği ve sevdiği internet sitelerini;
Linkedin adlı iş sosyal ağ sitesi ile kişinin kariyer yaşantısını;
….

ve çok daha fazlasını öğrenebilmeniz mümkün.
Efendim, pardon? Biri kişisel mahremiyet mi dedi?

Dipnot: Bu girdiyi yazarken yakın bir arkadaşım WLM’den “sevgilisinin Facebook’taki ilişki durumunu sildiğini” yani kendisinden ayrıldığını söyledi… Artık yakında evlenme tekliflerini sosyal medyalardan yapmaya başlarsak şaşırmayacağım.

1 Mayıs’ta Taksim’deydik

16 May 2010, Sunday

Linux Kullanıcıları Derneği YK Günlüğünden;

Her şey lkd-uye e-posta listesine Cavit Orkun Günay’ın Nisan’ın son haftasonuna girilirken attığı bir e-posta ile başladı. İstanbul Taksim’deki kutlamalara dernek olarak katılıp katılmadığımızı, katılmıyorsak dernek broşürlerinin yılın çiçeği burnunda bilişim sektörü stk’sı, Bilişim ve İletişim Emekçileri Derneği’nin (Bit-der) kortejinde kullanılmasında bir sakınca olup olmadığını soruyordu.

Artık resmi bir tatil olan 1 Mayıs İşçi Bayramı’yla ilgili ardı ardına gelen “beraber buluşup gidelim” e-postaları kısa zaman içinde broşür dağıtmaktan, Bit-der’in kortejine katılmaya, daha sonra da kendimiz ayrıca katılalıma kadar uzandı. Etkinlik sonunda konuyla ilgili 193 tane e-posta döndü. Hem Bit-der hem LKD üyesi olan dernek üyeleri arada iki grup arasında mekik dokudu.

Ne taşıyalım, ne götürelim fikir alışverişlerinin sonuçlanması; yaptırılacak pankartın boyutları ve üzerine yazılacak slogana karar verilmesi iki gün öncesinin akşamını buldu.

Şenlikte de son dakikada imdadımıza yetişen Kadıköy’deki Dost Reklam’ın telefonunu çaldırdık. Üstelik başta 2m boyunda olması düşünülen pankartın boyunun 1.5m olmasını önererek (çok uzun boylu olmayanlar için taşıma zorluğu olacağından) bizi orada zor duruma düşmekten kurtardı. Aynı gün içinde yoğun bir telefon/e-posta trafiğinin ardından akşam 21:30 civarında Erkin Tek 4×1,5 m boyutlarındaki brandayı teslim aldı.

Saat 10:00′da Mecidiyeköy’de Cevahir Alışveriş Merkezi’nde buluşup, Bit-der’in arkasına takıldık. Meydana yürürken, karşıdan gelen insanlar önümüzdeki neredeyse her pankartı es geçerlerken, bizim penguen logomuza takıldılar hep. Hazır dikkatlerini çekmişken de, elimizden geldiğince çok broşür dağıttık.

Meydanda ise, insan yoğunlugu çok çok daha fazla olduğundan, bizim sloganımız biraz görünmez kaldı. Bize önerilen brandanın uçlarına sopa takarak yükseğe kaldırma taktiğini gelecek sefer için not ettik.

Sonrasında ise bir cafe’de oturup hep beraber sohbet ettik, yorgunluk içeceklerimizi içtik.

Arda Çetin, Arman Aksoy ve Okan Çetin’in objektifinden çıkan 120 fotoğrafla ve 30 saniyelik bir video ile Taksim’deki LKD kortejini izleyebilirsiniz.

Birkaç gün sonra Newsweek Türkiye’den bir editör dernekle bağlantı kurarak, 1 Mayıs kutlamalarına katılmamızla ilgili haber yapmak istediğini belirtti. Arda kendileriyle görüştü ve haber, alanda taşınan “Özgür Bir Dünya İçin Özgür Yazılım” pankartının bir fotoğrafı ile beraber derginin 81. sayısında yayınlandı (Küpür | Internet Sürümü).  Küpürü tarayıp yolladığı için Ömer Barlas’a teşekkür etmeyi de unutmayalım.

Bu sene de çoşkuyla 1 Mayıs’ı böylece kutlamış olduk.
Seneye görüşmek üzere.

Hosting Zirvesi 2010

16 April 2010, Friday

17 – 18 Nisan’da İstanbul Kültür Üniversitesi‘nde yapılacak olan Hosting Zirvesi 2010‘da, ben de Linux Kullanıcıları Derneği adına “Açık Kaynak Hosting Kontrol Panelleri” adlı semineri vermek üzere orada olacağım.
Ücretsiz ve herkese açık olan bu etkinliğe sizi de beklerim.

İstanbul Kültür Üniversitesi’nin ev sahipliğini yapacağı etkinliğin 2010 yılı kapsamında dünya çapında piyasaya can veren bir çok firmanın hosting üzerine geliştirdiği yenilikler ve teknolojiler üzerine yapacağı sunumlar ile gündemi takip edebileceksiniz. Ayrıca, Türkiye’de faaliyet gösterip piyasada top koşturan bir çok firma ile de yakından temas içinde bulunabileceğiniz aşikardır. 2010 Yılı etkinliğindeki geri dönüş sonraki senelerde bizim için bir seviye belirleyecektir ve her sene yapılan etkinliğin sonraki senelerde daha iyi hazırlanıp sizlere daha sıkı bir etkinlik sunmamız adına bizim moral kaynağımız olacaktır.

Sistem Yöneticisinin Araç Çantası #1

07 April 2010, Wednesday

Epeydir yapmadığım bir şey yapıp, biraz teknik konularda yazılar yazmayı planlıyorum. İlk yazı (dizisi) günlük hayatta, çoğunlukla Linux “system monitoring” amacıyla kullandığım komutlar, uygulamalar üzerine.

Htop, komutu sisteminizin anlık olarak işlemci, ram, swap, update, load ve çalışan servislerindeki durumu göstermektedir.

Linux’da default olarak gelen “top” komutuna alternatif olarak kullanılmakta ve kullanıcıya top komutundan hem işlev hem görsellik olarak çok daha sunmaktadır.
Ayrıca seçili işlemi kill etme, sistemde o an çalışan işlemlerde arama yapabilmek gibi sorun halinde anlık müdahele gerektirecek işlemleri aynı ekran üzerinden yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Htop uygulaması Linux dağıtımların ilk kurulumlarıyla beraber gelmemekle birlikte Debian/Ubuntu için “apt-get install htop” Redhat/Centos için “yum install htop” komutlarıyla kurulumlarını gerçekleştirebilirsiniz.

IPTraf, sunucunuzdaki internet ve ethernet trafiğini anlık olarak izleyebileceğiniz bir uygulamadır. IPTraf ile sunucudaki o anlık hat durumunu, sunucunun kaç Mbit internet trafiği harcadığını, bu trafiğin hangi servislerden kaynaklandığı gibi bilgileri anlık olarak görüntüleyebilirsiniz. 2005 yılından bu yana yeni bir sürümü çıkmamış ve geliştirilmiyor olsa bile bu haliyle de oldukça iş görmektedir.
Daha detaylısı, raporlama ve web tabanlı izlenebilir türü için ntop yazılımını tavsiye ederim.

Birden fazla sunucu ortamında bulunmanız halinde Cacti sistemleri izleme konusunda olmazsa olmazlardandır. Cacti ile SNMP üzerinden bellek, disk, işlemci, ve network yük durumunu grafiksel olarak, MRTG web arayüzüyle görüntüleyebileceğiniz bir uygulamadır.

IPTraf, iftop, trafshow gibi komutların, komut uygulamaların yanı sıra Ntop, tüm bu uygulamaların web arayüzüyle ulaşılabilen türü diyebiliriz. Web tabanlı olmasının raporlama açısından oldukça fazla avantajı bulunmaktadır. Portokol olarak TCP/UDP/ICMP, ARP, IPX, DLC, AppleTalk, Netbios ve TCP/UDP dinlemektedir.

Rss Feed Tweeter button Facebook button