Spor

Tüpçü başkana selam olsun..

21 October 2005, Friday

Maçtan geldim.. Bir diğer Beşiktaşlı penguen Ümit ile.. Futbol maçı diyemiyorum çünkü ortada futbol adına hiç bir şey yoktu.

Berbat geçen maçın bence en güzel dakikaları 90 dakika bittikten sonra yaşandı. Söylediği bir sözün bile arkasında durmayan, tüpçü başkanımıza ve saz arkadaşlarına (NTV’nin dediğine göre) 25 dakika protesto, Beşiktaş’a destek sloganları attık.
Attıkta ne mi oldu? Yeni Açıktaki bazı Beşiktaşlı kardeşlerimize coplar vuruldu ve bizi polis zoruyla staddan çıkarttılar.
Ama boş çıkmadık.. Bu takımın sahipsiz olmadığını gösterdik. (Görmek istemeyenlerin de gözüne soktuk.)

90 dakika sonrasından bazı noktalar:
Maç bitiminde “savaşa hazır bir polis memuru�?nun arkadaşına söylediği: Maç sanki yeni başlıyor.
Protestolar esnasında bir taraftar: Noluyor oğlum bunlar(polis ve güvenlik) her yeri kuşattı, okçuları hazırlayın en iyisi..
Protestolar esnasında bir diğer taraftar: Ulan maç oynanırken bu kadar bağırmamıştım.
Polis zoruyla staddan çıkatılan, fakat bir türlü açık çıkış kapısı bulamayan ben: Hem zorla çıkartıyorlar hem de kapıları kapatıyorlar.
Protestolar sırasında, kapalıdaki taraftarlar karşılarında beklemede olan yaklaşık 50 kişilik polis grubuna: Siyaaaahhhh
Polislerden “beyaz�? yanıt alamayınca, kapalıdaki aynı grub: Yuuuhhhhh.

Son olarak… Evet, sesim kısıldı D

İnönü Stadında manzaralı keyif..

03 October 2005, Monday

Dün, Beşiktaşlı üç penguen olan ben, Gökmen ve Ümit ile Beşiktaş Samsun maçına gidiverik.
Önümde kimse olmadan, kafaların arasından maç izleme durumunda kalmadan izlediğim ilk maç oldu bu )
Maçı 3-2 kazandık fakat ortada futbol adına pek fazla birşey bulamadım açıkcası. En dikkatimi çekense Beşiktaş’da doğru düzgün orta atan ve çalım yapan kimsenin olmaması.
Peki nasıl gol atıyoruz? Karşı takımın top kayıplarıyla veya duran toplarla şans eseri…

Maçta Sergen yine yapıcağını yaptı elbette )
Maça ilk 11′de başlayıp, golünü attıktan sonra ikinci yarının ilk dakikalarında bir yere düşmesinden sonra kendisinden bir haber alınamadı. Biz, biraz önce yerde tedavisi süren Sergen’i ararken birde bakıyoruz ki Sergen çoktan gitmiş bile, Rıza Hoca oyuncu değişikliği yapıyor D

Taraftarın gönlünde iyice süresi dolan pek sevgili BJK yönetimimiz, Fenerden özenmiş olucak ki, stadı LCD ekranlı reklam panolarıyla donatmış.. İlk başta göze zenginlik abidesi gibi görünse de özellikle maç başladıktan sonra bu ışıklı ve oldukça hareketli reklam panoları yüzünden, pano yakınlarındaki pozisyonlara ışık vurduğu için göremez olduk.
Ayrıca bu panolarda ara sıra Windows XP ekranını veya fare ikonunu görmek ayrı bir komiklikti, bizim için ;-)

Başlıkta yazdığım “İnönü Stadında manzaralı keyif�? durumu ise şöyle oluyor: stadın yeni açık tarafındayız. Tam önümüzde vapurların yanlarında olduğu gibi demirlikler var. Gökmen’in fikriyle vapurlarda yaptığımız arkamızı yaslatıp, ayakları demirliklere uzatma olayını maçın ilk dakikalarında da yaptık, oldukça da zevkliydi.
Ta ki yağmur hızını arttırıncaya kadar…

Anelka‘nın geçen günkü Fener karşılaşmasını futbol yerine voleybol maçına dönüştürmesini protesto etmek için trübünlerde bir çok “el�? içerikli pankart mevcuttu. Bu pankartların birini maç başında futbolcuların taşıması işin en güzel yanı olmuştu.

Gün, Gökmen’in bizi Taksim Simit Sarayı’nda doyurmasıyla son buldu…