Kişisel

Google, MM, and me

07 October 2006, Saturday

Sıkı bir Marilyn Manson takipçisi olduğumu Google bile anlamış.
Zira Marilyn Manson page diye aradığınızda Last.fm profilim 3. sırada, Google Türkçe sayfalarda Marilyn Manson diye aradığınızda 7. sırada çıkıyor.

Selam ola dosyalara..

02 October 2006, Monday

- Yav zaten sunucularda raid diskler var, artı localde backup sunucusu.. Ne diye ayrıca bir diske haftalık yedek alınır ki? dememek lazımmış, önde arkada ne olursa olsun, yedek almak lazımmış.
Dün GParted adlı LiveCD’den çalışan salak yazılımı kullanıp, diskimdeki / bölümünü yeniden boyutlandırmak istedim, istemez olaydım. Ne works dizinim kaldı, ne de maillerim..
İki gün önce söylediklerim kulağımda çınladı sanki.. Mp3ler, divxler falan tekrar download edilir amma velakin maillerde 5 ay öncesine gittim :(

”Band” ziyafeti

28 September 2006, Thursday

Son zamanlarda giderek normal zamanda dinlemediğim hatta adını çok fazla duyulmamış özellikle İngiliz- grublara takmış durumdayız.
Bunlardan biri isimlerini The 4400 dizisinin soundtrack’lerinde gördüğüm Kasabian. Grup, 99′dan bu yana alternatif rock çalmakta ve iki albümleri piyasada. Grubun en sevdiğim özelliklerinden biri parçalarını internetten ücretsiz olarak dinlemenize izin vermesi.
Bir diğer grup, The O.C. dizisinin soundtrack’lerini yapan Bloc Party. The O.C. soundtrack’inde de yer alan “Blue Light”, en iyi parçalarından biri.
İsimlerini 2001′deki “Alcoholic” duyuran diğer İngiliz band grubumuzsa Starsailor. Alcoholic kadar performanslı olmasa da Silence Is Easy albümde dinlemeye değer parçalar mevcut.

Şimdilik “İngiliz grup” denildiğinde ilk aklıma gelenler.
Devamı daha sonraya..

3 günlük aranın ardından..

16 February 2006, Thursday

Bu aralar ne televizyon ne internet ne de gündemi takip edebiliyorum..
Sebep? İkinci hayat kaynağım olan ADSL’im internetim kesildi.
Sebep? Ayıptır söylemesi, 3-4 aydır faturamı ödemiyormuşum da.. :)

Kesildiği anda gidip yatırdım fakat bu seferde 3 gün Telekom’daki memurların keyfini bekledim.
Bugün sonunda dayanamadım kendim gittim, Gayrettepe Telekom Müdürlüğü’ne.. Yurdum memuruma sordum, “3 gündür bekliyorum, hattım açılacak” diye…
Verdiği cevaba sevineyim mi, üzüleyim bi anlamadım: “Ne yapayım kardeşim? 1 haftadır bekleyenler var!”
Yapacağı iş, ASP ile yazılmış web tabanlı zalak bir programa benim ADSL hizmet numaramla giriş yapıp, “Bağlantıyı Aç” tuşuna tıklamak.

Bu da 3 günlük internetsizliğin faturası;
Kim okuyacak şimdi bunca şeyi…

İzmit Anılarım..

01 February 2006, Wednesday

Pek sevgili okulumun tüm ısrarlara rağmen ertelemediği Yıliçi Sınavları için geçen haftadan beri İzmit/Kocaeli’ndeydim.
Sınavlar beklediğim gibi(Türk Dili dışında iyi) geçtiler.. Asıl beni macera konusu sınavlar bittikten sonra yaşandı. Okula daha yakın olduğu için bir kaç günümü İzmit’te geçirdim.
Şehir dışına çıkma eylemlerim çoğunlukla tatil amaçlı olduğundan gittiğim şehirdeki günlük yaşantı hakkında pek bilgi sahibi olmam da mümkün olmuyordu. Bu sefer öyle olmadı, İzmit’e dair ne varsa sildim süpürdüm. (Tek ve asıl görmem gereken yerler olan barlara adım atamadım ama..)
Zaten İstanbul’dan gelen biri için büyüklük bakımından oralar falan köy/kasaba kalıyor ;)

Bazı sağlık sorunları sebebiyle iki gün rötarlı olarak İstanbul’a geldikten sonra; okunmayı bekleyen 1678 adet e-posta, 24′ün 6. bölümü yayınlandı, 2 ADSL+1 telefon faturası yatırılacak ve daha da kötüsü süresini unuttuğum için DNS’leri değişen linuxmarket.org (Siz bu yazıyı okuduğunuza göre bu sorun ortadan kalkmış demektir.) alan adı..
Alt tarafı 5 gün ortadan kayboldum, ülke gündeminden dernek tartışmalarına kadar her şeyin şekli değişmiş..

Kısacası, hayatın baya bir gerisinde kalmışım, yakalamam gerek.

Rss Feed Tweeter button Facebook button