Kalp atışları ve nefes almak gibi biyolojik durumlar dışında yaşadığınızı nasıl anlarsınız? Hissederek değil mi…
Peki ya, birileri barışı korumak adına hissetme duygunuzu elinizden alırsa?
O zaman ne barışın bir önemi kalır, ne de yaşamanın..
Yaşam destek ünitesine bağlı kalan hastalar gibi…
Equilibrium Türkçe’siyle İsyan böyle bir senaryoya sahip.
Sahne efektleri Matrix‘i, verdiği sosyal mesaj Michael Moore‘u hatırlatıyor.
3. Dünya Savaşı sonrasındandaki yakın gelecekte, dünya “Baba�? adındaki bir kişi tarafından padişah edasıyla yürütülmekte.
İnsanların düşünmeleri, hissetmeleri, müzik dinlemeleri, sevmeleri, heyecanlanmaları, herhangi bir sanatsal eşyalar bulundurmaları kesinlikle yasak. Aksi halinde ölüm cezası ile cezalanabiliyorlar.
Böyle bir dünyada üst düzeyde güvenlik görevlisi ve rahip olan John Preston, tüm bu kuralları yıkıp, yeni ve olması gereken dünyayı oluşturmak için görevlendirilir…
Farklı anlatımı ve senaryosuyla izlenmesi gereken bir film…
Saw 2: Bugün kursdan arkadaşlarla Taksim’de, şu çok konuşulan, Amerika’da gişe rekorları kıran Saw 2‘yı izledim. Hayatımda izlediğim en sıkıcı filmlerden biriydi. Üniversitelerde İletişim Bölümü okuyan arkadaşlara “bir filmde başarısız kurgu nasıl yapılır?�? konulu ders olarak okutulabilir.