Sinema

House M.D

09 June 2008, Monday

House M.D.‘nin 4. sezon finalini dün izleyebildim. Dizi bittikten sonra üşenmeyip bir önceki bölümü indirip 15 ve 16. bölümleri tekrar izledim, dizi yapımcılarının tekrar hastası oldum.
Üniversitelerin tıp ve iletişim bölümlerinde ders olarak okutulması mutlak suretle gerekli iki birbirinden güzel bölümle dizi 4. sezonuna noktayı koydu.

Yaz aylarında Check gibi yapımlarla vakit öldürüp, sonbahar-kış sezonunu iple çekiyorum..

WALL·E

09 June 2008, Monday

Bir an önce çıksa da izlesek, E.T.‘den sonraki en tatlı şeyi.


Wall-E – Bande-Annonce #1 [VF]

Bir altyazı sitesi daha beyazperdede

05 May 2008, Monday

Tahmin ettiğiniz gibi iki ekran görüntüsü koyup, “aman efendim ne güzel web 2.0 site projesi olmuş değiiil mi” demeyeceğim. Sadece oldukça ilgilendiğim bir konuda yeni bir site daha açıldığından dem vuracağım..
Sitemizin ismi AltyazıBul. İncelediğim kadarıyla site çeviri yapmıyor, piyasadaki Türkçe çeviri yapan grupların sitelerinden (divxplanet.com, divxforever.com, yedincigemi.com) kaynak sağlıyor. Bu durumdan altyazı sahipleri çevirmenlerin haberi var mı, yok mu ayrı bir merak konusu.

Yukarıda saydığım gruplarda gönüllü olarak (ve kimi zaman rekor sürelerde divx film-dizi çevirisi yapan arkadaşlar bu tarzda onlarca site açmak yerine altyazi.org gibi bir arama motorunu desteklerler ve izleyiciler tek bir noktadan aradıkları altyazılara ulaşırlar, çevirmenler de çevirilerinin daha çok insana ulaşmasını sağlarlar.

Cassandra’s Dream

03 May 2008, Saturday

Geçenlerde Woody Allen‘ın Cassandra’s Dream filmini izleyeyim dedim. Aslında filmi bitirene kadar bir Woody Allen filmi olduğunu bilmiyordum pek tabi tahminlerim olmuştu.
Film İngiltere’de geçiyordu, günümüzde geçmesine rağmen eski İngiliz araçları çoğunluktaydı, bir macera filmine göre içerisinde macera yer almıyordu, aldatan ve aldatılanlar hat safhadaydı ve filmin sonunda hiç birşey olmamış gibi kahramanların başına bi’şeyler geliyordu.
Bilerek spoiler uyarısı vermedim, zira bu adımlar birkaç Woody Allen filmi izleyenler için hiç de yabancı gelmeyecektir…

Cengiz Han değil, Timuçin

25 March 2008, Tuesday

Uzun zamandan sonra ilk defa sinemada bir film izleyesim tuttu, onda da Mongol‘a gidelim dedik. Filmi izlediğimiz Kanyon’daki Mars sinemaları Cevahir’deki Megaplex‘deki koltukların arasındaki ayak boşluğunu saymazsak, oldukça konforlu ve rahat bir seyir içerisinde izleyebileceğiniz bir sinemaymış, ilk defa ziyaretçileri oldum. İş yerine yakın olması sebebiyle daha pek çok yolum düşecek gibi…

Amma velakin; sinema salonu ne kadar güzel olursa olsun, izlediğiniz filmin, 2.5 saat sürmesi ve buna rağmen aranın 90. dakika verilmesi, senaryo boyunca anlatılmak istenen hemen hemen herşeyin filmin sonuna bırakılması, yönetmenin Cengiz Han‘dan çok Timuçin’i (Cengiz Han’ın çocukken kullandığı ismi) seyircinin gözüne sokması gibi unsurlar malesef ki filmi yarıda bırakıp, mekandan uzaklaşma yöntemini seçmenize sebebiyet verebiliyor.

Dipnot: Filmde konuşmadan çok geçen, Moğolca türkü söylemeleri kafanızdan ancak sert bir Türk kahvesiyle atılabilmekte.

Rss Feed Tweeter button Facebook button