Genel

Nickname Kültürü

25 October 2008, Saturday

Her ne kadar yeni tasarımıyla birlikte Facebook‘tan soğusam, eskiye oranla daha az girsem de yıllar yılı kendisine bir nick (rumuz/kullanıcı adı/takma ad vs.) bulamamış bir internet kullanıcısı olarak Facebook sayesinde şu nick kullanma oranı giderek düşmeye başladı ya, ne kadar sevindirici bir durumdur bu..
İnsanlar artık cici cici isim ve soyadlarını kullanıyorlar, blog veya kişisel site açacakları zaman abidik-gubidik isimler aramak yerine adsoyad.com gibi şahane domainler kullanıyorlar. Karşımdakiyle internet üzerinden iletişime geçtiğimde kiminle konuştuğumu biliyor gibi salak bir hisse kapılıyorum vs.

Ve bütün bunlar Facebook’un o güzel register.php’si sayesinde oldu. Beni bu dertten kurtardığı için Mark’a bir teşekkür mektubu mu yazsam..

Grip

17 September 2008, Wednesday

Bu grip dedikleri hastalık ne kadar illet bi’şeydir. İnsan vucudundaki her kemik parçası ağırır, sızlanır, başı ağrır, sümükleri akar, koku alamazsın, boğazın ağırır, sesin kartlaşır, hiç birşey yapmaya halin yoktur falan filan..
Amma velakin grip konusundaki dialoglar genellikle şöyledir;
- Hayırdır, sesin bir garip geliyor, neyin var?
- Hastayım, grip oldum çok feci.
- Haa, grip mi, neyse limonlu bi’şeyler iç geçer… Ben seni niye aramıştım ya?!

Ama bir bilseler ne kadar salak bir hastalık olduğunu, eminim böyle konuşmazlar.

Akıl almaz ilanlar

09 September 2008, Tuesday

Bazen gözüm üyesi olduğum LKD‘nin Linux-ik e-posta listesindeki iş/eleman ilanlarına takılıyor. Bu da onlardan bir tanesi.
Öncelikle aklı selim bir insan olarak işverenin isteklerine bakıyoruz;
– Acik kaynak kodlu web uygulamalari gelistirecek
– web sunucu ve sistem/ag yoneticiligi yapacak

Universite mezunu, genc, caliskan, ingilizcesi iyi, hevesli bir gence
ihtiyacimiz var.

İlandaki istekleri tek tek incelersek;
1. Açık kaynak kodlu web uygulamaları geliştirecek; PHP/MySQL programlama dillerini iyi derecede bilmesi gerekiyor. Bu da normal şartlarda minimum 1.500 YTL aylık maaşla çalışabilecek bir yazılım uzmanı demek oluyor.
2. Sistem yöneticiliği yapılacak; MySQL’in sadece PHP ile olan bağlantısını değil, aynı zamanda MySQL ve Apache’yi, Kernel yapısını, sistem optimizasyonunu ve “tail -f /var/log/lastlog” komutlarını (az-çok) yönettiği sunucuyu donanımsal olarak bilmesi anlamına geliyor.
3. Ağ yöneticiliği yapılacak; Network yapılandırmasını bilecek, eline bir switch aldığında bunu Digiturk decoderi sanmayıp, Cisco mu, Juniper mi, Surecom mu yoksa dandirik bir hub mı olduğunu bilecek, sunucuya ddos/syn gibi saldırılar geldiğinde ve müşteriler telefonlara sarıldığında hem patronunu sakinleştirmesini bilip, hem saldırı yapana küfürler yağdırıp hem de gelen saldırıyı nasıl engelleyeceğini, eğer saldırı botnet ise nasıl engelleyemeyeceğini bilecek demektir.

Varsa bütün bunları yapabilen bir tanıdığınız.. Ve bu tanıdığınız Krypton gezegeninden gelmediyse CV’lerini ilandaki mail adresine göndermekten lütfen çekinmesinler.

Hiç birşey hakkında bir reklam

07 September 2008, Sunday

Microsoft’un özellikle pazarlamacılar arasında oldukça konuşulan Bill Gates ve Jerry Seinfeld‘in oynadığı reklam sonunda yayınlandı.
Reklamı kime izletsem ve “ne anladın” diye sorsam “hiç birşey” yanıtını alıyorum.
Tıp kı Jerry Seinfeld‘in 1990-1998 arası yazdığı Seinfeld dizisinden farksız olmuş. Bir ara CNBC-e‘de de oynayan Seinfeld‘i bilen bilir, aslında bir konusu/konsepti varmış gibi görünse de birkaç bölüm üstüste izlediğinizde “ne anlatıyor bu adamlar” diyebiliyorsunuz.
Bakalım, Microsoft reklamının sonraki bölümlerinden bir anlam çıkartabileeekmiyiz…