6.99$’a bir alan adı tescili (.com), 200$’a site, ödeme ve müşteri paneli (AWBS), 27$’a hosting sunucu kontrol paneli (Parallels Plesk), 165$’a Intel Core2duo işlemcili sunucu ve 1Mbit hat (SHDC).
Toplam ilk maliyet: 398.99$.
Sonraki aylık maliyet: 192$.
Evet, bu iş bu kadar ucuz.
Peki, bu kadar basit mi?
Sağolsun bazı bilişimci arkadaşlarımız kendilerine EmViPi şeysi alacaklar diye kılı kırk yarıyorlar, WordPress kurup kişisel blog açıyorlar, yazgelistir.com tarzı yerlere üye olup, 7/24 döküman yazmalıyım triplerine giriyorlar, bu varolan siteler yetmiyor bir de kendileri hazır bir .net scriptiyle hesapta komünite sitesi kurduk ayağına yatıp, MVP Türkiye’deki cici arkadaşlarımızın gözünü boyuyup, Türkiye’de bilmem kaç tane kadar az olan bir ünvana sahip olup, Seattle yolcuğuna hazırlıyorlar kendilerini.
Ne diyelim.. Bana sürekli spam mail göndermedikten sonra yolları açık olsun.
Her şeyde olduğunu gibi Facebook’un b.kunu çıkarttığımızdan olsa gerek, komplo teorileri Facebook için de başlamış.
Facebook’un bir eğlence/vakit öldürme aracı olması dışında Facebook’u bizler Facebook yapmadık mı?
Mevzu kişisel bilgi olunca, suçlu sadece Facebook mu oluyor peki?
del.icio.us‘dan favori sitelerimizi, last.fm‘den en çok dinlediğimizi parçaları, twitter‘da o sırada neler yaptığımızı, şu çok sevdiğimiz Linkedin‘de iş arkadaşlarımızı, çalıştığımız yerleri, eğitim durumumuzu tanımadığımız insanlarla paylaşanlar bizler değil miyiz?
Bir kaç yılda dünya reklam/pazarlama piyasasındaki liderlerden biri olmayı başaran, Google da arama yaptığım kelimeleri index’lemiyor mu?
Hollywood filmlerinde “bilgiye” birkaç klavye tuşuna basarak erişebilen insanlar gördüğümüzde “yok daha neler”, “huh, amma da abartıyorlar” gibi tepkilerin yersiz olduğu ortada değil mi…
Gerek kampanya.org.tr gerekse diğer protesto siteleri için bilindik bir durumdur; X bir konu için (b)ilgili kişiler düz bir metin hazırlarlar ve sitelere/maillerle insanlara bu hazır metinlerin ilgili yetkili kişilerine forward’lanması istenilir.
WordPress.com’un kapatılmasından sonra BlogKazanı‘nda rastladığım hazır bir metni ben de diğer onlarca kişi gibi copy/paste ile Telekomünikasyon Kurumu tüketici şikayet adresi olan btm_tuketici_sikayet@tk.gov.tr’ye gönderdim.
Üzerinden bir süre geçti ve biraz önce Gmail Notifier’im beni yeni mailin var diyerek uyardı, bir baktım ki Telekomünikasyon Kurumu üşenmemiş, sıkılmamış şu aşağıda okuyabileceğiniz maili göndermiş;
kimden btm_tuketici_sikayet
kime Arda Çetin
tarih 12.Eyl.2007 12:17
konu YNT: WordPress.com
Sayın Çetin,
Tüketici Şikayetiniz incelenmiştir. Bahse konu WordPress.com isimli sitede sadece alt alan adlarının erişime kapatılması şikayetinizde de ifade edildiği gibi teknolojik olarak mümkünken, pratikte bunu uygulamak mümkün değildir.
4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi, İçeriğin yayından çıkarılması ve cevap hakkını düzenlemektedir. Bu tür durumlarda mahkemece sitenin erişime kapatılmasına karar vermek yerine içeriğin yayından çıkarılmasına karar vermesi çözüm olacaktır.
Bilgilerinizi rica ederim.
Vaatleri arasında Bilişim Bakanlığı kurulacağını belirten RTE’nin bakanlık listesi.
Aslında .NET ile alıp veremediğim bir sorunum yok. Bir Çağlayan Arkan‘in Mono‘ya bakış açısıdır benim .NET’e bakmam da…
Yalnız .NET’in kolaylığından mıdır, neyindendir çözemedim, kendisi “.NET Software Developer” imzasıyla dolaşan fakat en ufak hatada çuvallayıp, boku sunucu yönetimine atabilen üstüne üstlük “bakın efendim, benim local Windows XP’imde misler gibi çalışıyor, sizin sunucuda problem var” diyen, bu deyime karşılık “yazılımı deneme tahtasına göre değil, çalışacağı platforma uygun yapmalısın akıllım” cevabını bir türlü beğenmeyen kişiler niye hep ASP/.NET etrafından çıkar çözemedim.
Şu olaylara bir günde tarafsız gözle bakayım diyorum, yemiyor.
Not: Şimdi (şimdi dediysem biraz önce Pınar’ın blogunda demek istemişimdir) aklıma geldi de, nedir bu insanlardaki Gezegen korkusu anlamadım gitti. Önce Gezegen’e üye olmak için bin takla atarlar, üye olduktan sonra “eyvah, yazım en üst sırada çıkacak” diye havalara girerler…
Elbette ki, söz meclisten dışarı…
EnderUnix ile alakalı bi entry yazmak ne zamandır aklımdaydı, Necdet Hoca benden erken davranmış..
Ne zaman konusu açılsa EnderUnix ekibini övmeden geçemiyorum; sessiz sedasız, kimseye bulaşmadan, kavgadan uzak, sadece iş yapmak için iş yapan Türkiye’deki ender grupların başında geliyor, EnderUnix ekibi.
Kitaplarıyla, belgeleri, seminerleriyle ve şimdi de etkinlikleriyle… (Ha bir de işin kurumsal tarafını da unutmamak lazım.)
Birileri istedikleri kadar “şununla işbirliği yapmıyorlar, bununla ortak olmuyorlar, aha şirket de kuruldu gelen paraya bakarlar artık” desin..
Laftan çok, iş yok…