Salı günü, geçenlerde sözüne ettiğim 6. Kitap Dünyası Fuarı‘nın önünden geçerken buldum kendimi ve tabii hemen içeri daldım.
İçeri girdiğimde açıkcası bu kadar büyük bir fuar ama bu kadar az ziyaretçili bir fuar beklemediğim için şaşırdım. Bir-iki katılımcıyla yaptığım muhabbette onlarda ziyaretçinin az olmasından yakınıyor, suçu iyi reklamı yapılmadığı için organizatörlere atıyorlardı. Biraz daha medya sponsorlukları üzerine gidilebilirdi bence de..
Eskiden Dolmabahçe Kültür Merkezi’nde yapılan fuar iyi ki bu sene Tophane’ye taşınmış.. Bu seneki fuar alanı öncekilerine göre çok daha geniş ve bu sayede daha çok yayıncıyı bir araya getirmişler.
Fuarın güzel tarafıysa, bir çok yayınevi fuara özel indirimler yapmışlar. 3 kitap(Jack London - Ademden Önce, Gülse Birsel - Yolculuk Nereye Hemşerim, Jonathan Livingston - Martı) alarak çıktım, hepsi de birbirinden ucuzdu gerçekten 
Fuar, ayın 27’sinde kapanıyor.. Yani hâlâ gitmek için vaktiniz var
* Şehrin hemen her yerindeki “Picasso İstanbul’da�? sergisinin bez afişlerini görmemek için kör olmak gerekir herhalde..
Evet, Sabancı Müzesi, daha önce yapılmayanı yaptı ve Pablo Picasso‘nun tam 135 eserini birden İstanbul’a getirmeyi başardı, bunun için tebrikler ve biletlerin makul bir fiyatta olmasından dolayı da teşekürler. Fakat Sabancı Müzesi’ni güzelleştirirken İstanbul’un görüntüsü ne olacak?
Benim gibi İstanbul’un göbeğinde yaşayıp, şehrin diğer bir tarafında düzenlenen kitap fuarına gitmeye üşenen “tembel kitap kurtları�? için iki alternatif kitap fuarı şu sıralar görücüye çıktı.
Biri Tophane’deki 6. Kitap Dünyası Fuarı, diğeri Ideefixe alışveriş sitesinin düzenlediği 3. Sanal Kitap Fuarı.
Aslına bakarsanız kitap her yerde.. Hele bir de merkezi bir yerde yaşıyorsanız, çevrenizde mutlaka büyükce bir kitabevi vardır. (Yoksa hemen yapılmalıdır..)
Durum böyleyken insan niye bir kitap fuarına gitsin ki? Yazarlarla tanışmayı, imzalı kitap okumayı bir halt sanmayı geçtim; bu etkinliklerdeki sohbetler, paneller, söyleşiler, açık oturumlar ve seminerler asıl hedef olmalı.
Yarın pazar. İstanbul’daysanız alın çoluk-çocuğu, (yoksa kankayı/kankiyi) ve İstanbul Modern Sanat‘ın yanı başındaki Kitap Dünyası’na gidin…
Ayrıca Sanal Kitap Fuarı‘ndaki %35′ indirimli bestseller kitaplara da göz atmayı ihmal etmeyin.
Hala almadıysanız Şu Çılgın Türkler‘i 22 YTL yerine 14 YTL’ye alabilirsiniz.
Kitap Dünyası’na yarın gideceğim.. “Gittim gezdim gördüm�? notlarını sonra yazarım…
Bugün ne zamandır okumayı planladığım Linus Torvalds’ın Yalnızca Eğlenmek İçin adlı kitabını almak için Beşiktaş’daki Kabalcı Kitabevi‘ne girdim. Kabalcı‘yı bilen bilir.. Eğer bir kitap arayacaksanız, bunu kendi başınıza yapmamalısınız. (Samanlıkta iğne aramaya benzemektedir çünkü..)
Ben de kendim arama zahmetine girmedim ve direk danışmaya giderek kitabın adını söyledim.
Danışmadan aldığım yanıt beni şaşırttı. Kitabın kalmadığını söyledi. Kitaba ilginin nasıl olduğunu sorduğumdaysa “İlgi tahminimizin üzerinde çıktı, 20-30 tane gelmişti, yetmedi yakında yine gelecek.
Kabalcı’dan çıkıp bu sefer yolun karşısındaki Alkım Kitabevi’ne girdim. Biraz önce aldığım yanıtın aynısını burada da aldım. Yani kalmamıştı.

İlginç geldi.. İstanbul’un en merkezi bir semtlerinden birinde birilerinin Linus Torvalds’a, Linux’a ve felsefeye olan ilgisi…
Fakat iş sadece Beşiktaş’la sınırlı değilmiş meğersem.. Kitabın Türkiye yayın hakkını elinde bulunduran ve satışını yapan Bilgi Yayınevi‘nin web sayfasındaki En çok Satanlar listesinde Yalnızca Eğlenmek İçin - Linus Torvalds ikinci sırada!
Bu, ne olursa olsun, birilerinin bi’şeylerin farkında olmasıdır.