Ben Messstival gördüm
Cuma ve ertesindeki gün şirketteki jenaretör maceralarından sonra pazar günü kendimizi Parkorman’a, Masstival festivaline attık.
Parkorman bildiğiniz Parkorman ama Masstival organizasyonu cidden acemiydi. Bir süre etkinliğin adının Masstival mi, Patlican mı olduğunu anlamakta güçlük çektim zira her yer Avea’nın Patlican.com.tr reklamlarıyla doluydu. Hele ki şu uyuz “paatlican paaatlican” jingle’i yok mu, hala kulaklarımda çınlıyor, sırf Avea yüzünden patlıcan yemeğinden soğudum.
Patlican’ı bırakıp, Masstival’e geri dönersek;
Festivalin en büyük eksikliği bir festival olmaması. Her türden şarkıcı bulmanız mümkün.. Kesinlikle her festivalin bir teması olmalı. Apsurut (bu nası bi kelime ya?) gruplar ve şarkıcılar bir anda sahnede yer almamalı.
Dream TV sahnesini çok küçük bırakmışlar, millet üstüste izlemek durumunda kaldı.
Yemek seçeneği köfte ve sosisli olarak sınırlı kalmıştı ve hem kuyruklar hem de fiyatlarda biraz daha iyileştirebilirdi.
Internet cafede çalan techno müzik herkese “ne alaka” sorusunu sordurdu.
Cake’i ve Tori Amos’u günlerce dinleyebileceğime karar verdim, özellikle Tori Amos’un sahne performansı dillere destandı.
Keşke Cake’de Tori’de repertuarındaki parçaların da biraz daha özen gösterselermiş..
Hele ki Cake “perhabs perhabs perhabs” şarkısını söyleden o sahneden ayrıldı ya, çok bozuldum.

