archive for January 2010

Bir Woody Allen Dünyası: Whatever Works

24 January 2010, Sunday

Bilenler bilir, tam bir Woody Allen fanatiği olarak son filmi Whatever Works, Türkçe’siyle Kim Kiminle Nerede filmini izledim, bu buz gibi karlı kış günü, evde 2+1 ve projeksiyon keyfiyle…
Yine bilenler bilir ki, Woody Amca yazdığı/çektiği filmlerinde mutlaka kendi dünyasından bir parça birşeyler anlatır bizlere. Whatever Works’de bana göre tamamen bir Woody Allen dünyası izledik. Kendi hayat görüşleri, felsefesi, dünyası, sarışınlara olan tutkusu, tabii ki New York Manhattan sokakları…

Film senaryosu; kendi halinde hayatını sürdüren ihtiyar, eski fizikçi (ve az buçuk filozof) Boris’in günün birinde hayata bakışı kendisinden tamamen farklı olan 21 yaşındaki Melodie ile tanışmasıyla başlayan maceralarını anlatmakta. İlk başta güzel giden Melodie ve Boris’in hayatı Melodie’nin anne ve babasının olaya karışmasıyla işler çığrından çıkıyor…
Boris kimi zaman filmde olduğunu unutup, sinema salonundaki seyirciyle konuşması, bize dert yanması ve felsefe yapması film diyalogları ayrıca harikuladeydi.
Tabii ki Woody Allen’in olduğu yerde sarışın, cinsellik, bol yatak sohbeti olmaz mı? Onlar da bol miktarda mevcut.

Dipnot: Seinfeld‘ten bu yana Larry David‘i de epey özlemişim..

Artık herkes her yerde, twitter’da…

02 January 2010, Saturday

Dünyada ve Türkiye’de sosyal ağların kral tahtında halen Facebook otururken artık yavaş yavaş insanlar Facebook’ta vakit harcamak yerine Twitter’ı ve Twitter’dan insanları takip etmeye başladılar.
Geçen seneye kadar “artık herkes Facebook’ta” niraları atılırken şimdilerde herkes ama herkes Twitter‘da..

Buradaki herkesten kastımı eminim anlamışsınızdır; ülkemizde son 6 aydır başta gazeteciler ve diğer bir takım ünlülerin artık birer Twitter hesapları var ve çoğunlukla da cep telefonları üzerinden sürekli birşeyler twit’liyorlar.
Sözgelimi, TV/radyo programına istek parça alınacaksa Twitter üzerinden alınıyor, parti davetileri için Twitter üzerinden ReTwitt’leniyor, X gazetesinde yayınlanacak köşe yazısı ipuçları bir gün öncesinde Twitter’da paylaşılıyor, başta Doğuş Medya Grubu artık programlarındaki konuklara soruları e-posta yoluyla değil Twitter üzerinden kabul ediyor, hatta Tuna Kiremitçi Twitter kullanımını abartıp sadece Twitter üzerinden kısa bir hikaye yayımlayan belki de dünyadaki ilk yazar oldu.

Takip edenler bilirler; Twitter’daki yerli-yabancı ünlüleri tek bir kategori altına topladığım bir liste de mevcut; http://twitter.com/ardacetin/celebs.

Diğer yandan; geçen aylarda Facebook tarafından satın alınan FriendFeed halen belli bir kesim (pazarlamacılar, geek’ler ve girişimciler) tarafından kullanılmakta. Sokaktaki insana Twitter daha kullanışlı ve basit geldiği aşikar.
Facebook ise gerek binbir çeşit vakit öldüren uygulamaları (Farmville, Mafia Wars vb.) gerekse video ve fotoğraf paylaşımından ve Twitter’ın ülkemizde yeterince yaygın kullanılmamasından sosyal ağların kralı konumunu korumakta ve bu gidişle yeni düzenlemeleriyle de 2010′da da korumaya da devam edecek.

Avatar

02 January 2010, Saturday

Twitter yüzünden epeydir blog’a yeni yazı girmez olduğumun farkına varıp, bu durumu Avatar filmi hakkında birşeyler karalayıp bozayım dedim.

Filmi geçen hafta Historia alışveriş merkezindeki Cinebonus sinemalarında 3 boyutlu olarak izledim. Çoğu kişiye göre 3 boyutlu izlediğim ilk film değildi kendileri ve daha öncesinde izlediklerime göre gayet vasat bir 3D ortamı sunuyordu izleyicilere. Yine 3 boyutlu olarak geçen sene izlediğim Journey to the Center of the Earth bu konuda çok daha başarılıydı.

Avatar, senaryo olarak bana ilk olarak Star Wars ve The Lord of the Rings filmlerini anımsattı. Bu filmlerde de farklı ırklar, diller ve dünyalar Avatar’da da mevcut..
Benzer ortamlar dışında Avatar’da iki farklı ırkın birbirine aşık olmasıdan ve iki farklı insan ırkının (biri barıştan diğeri savaştan yana) mücadelesi anlatılmaktaydı.

Hıncal Uluç’un yazdığı üzere Avatar filmi için oldukça iyi bir pazarlama şaheseri denilebilir. Şu anki sinema dünyamızı değiştirecek yenilikler katmadığı kesin. Ancak yine de haftasonunu sinema izleyerek değerlendirmek istiyorum diyenlere güzel bir görsel şölen sunmaktadır, tavsiye ederim.

Rss Feed Tweeter button Facebook button