archive for September 2008

Bir gün

23 September 2008, Tuesday

Bazen çalıştığınız yer size bir ev, bir okul gibi gelir. Yaptığınız fazla mesailerden mi, evden çok severek yaptığınız işe vakit ayırmaktan mı, o yer mesai arkadaşlarınızdan dolayı mı yoksa farklı duygusal sebeblerden mi bilinmez ama öyledir işte…
Gün gelir; kendinize yeni bir yuva kurup, ilk göz ağrınız yuvanızdan ayrılırsınız.
Gün gelir; okulunuzdan mezun olursunuz.
Ve gün gelir, hayatınızın bir parçası değil, hayatınız olmuş yerden ve kişilerden ayrılırsınız.
Zamanla alışacağınızı bile bile.. Sizi ve kariyerinizi belki çok daha iyi şeylerin beklediğini bile bile.. Ayrılsanız da, bazı şeyleri arkanızda bırakıyor olmak, bazı şeyleri özleyeceğinizi bilmek yine de verdiğiniz karardan ötürü kendinize kızmayı engellemez.

Bir gün seni bırakırım ya
tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu
Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden,
ama İstanbul’dan bıkmak gibi bir şey olur bu.

CEMAL SÜREYA

“Indie is What I Need!”

22 September 2008, Monday

Geçenlerde Google Reader’ımda uzuun zamandır güncellendiğini görmediğim bir RSS feedi The Modern Way‘i gördüm, pek bir sevindim. 1 yıl sonraki ilk entry’leri elbetteki Bloc Party‘nin yeni parçası Talons olmuştu.
Ayrıca müzik severlere The Modern Way’in yokluğunda bizlere esin kaynağı olan birkaç blog; GoodMusicBox, aLÇaK BaSINÇ, Punkreas.org ve 8/1

Mayıs ayından beri bizleri sessiz-sedasız yalnız bırakan Modern Rok Hamlesi‘ni de tekrar sahnelerde görmek istiyoruz.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Web 2.0 Forumumuz; FriendFeed.com

18 September 2008, Thursday

FriendFeed kısaca; eski bir kaç Google çalışanı tarafından yazılan, RSS feed teknolojisi üzerinden takip ettiğiniz kişileri/arkadaşlarınızı tek bir platform üzerinden takip etmenizi sağlayan bir web 2.0 projesidir.
FF‘de son zamanlarda artan Türk popüleritesi kendini Alexa’da da göstermiş ve Amerika sonrasında FF’yi en çok kullanan ülke olmuşuz. Ayrıca WordPress için ilk FF eklentisi yine bir Türk‘ten geldi, tebrikler bize.
Öyle ki Twitter gibi FriendFeed için de ekstra servisleri çıktı piyasaya.

FriendFeed’in ilk amaçı belirtildiği gibi, internette onlarca servisi kullanırken birbirimizi takip etmeyi kolaylaştırmak olsa da (ki bunu çok iyi bir şekilde başardı!), içeriğindeki post (girdi), resim, ve link gönderme gibi özellikleri sayesinde giderek bir forum havasını andırıyor.
twitterisnotachat.com‘dan sonra ben de bir friendfeedisnotforum.com diye bir sayfa mı açsam ne…

Grip

17 September 2008, Wednesday

Bu grip dedikleri hastalık ne kadar illet bi’şeydir. İnsan vucudundaki her kemik parçası ağırır, sızlanır, başı ağrır, sümükleri akar, koku alamazsın, boğazın ağırır, sesin kartlaşır, hiç birşey yapmaya halin yoktur falan filan..
Amma velakin grip konusundaki dialoglar genellikle şöyledir;
- Hayırdır, sesin bir garip geliyor, neyin var?
- Hastayım, grip oldum çok feci.
- Haa, grip mi, neyse limonlu bi’şeyler iç geçer… Ben seni niye aramıştım ya?!

Ama bir bilseler ne kadar salak bir hastalık olduğunu, eminim böyle konuşmazlar.