MSN avartarına Türk bayrağı koyup, Facebook’da “Bizi de askere alın” grubuna katılıp, gerçek dünyada askerliğini tecil ettirmek için savaşan insanlardan da, Mustafa Kemal’in inkilaplarından milliyetçiliği de halkçığı da unutup, “oha artık, bir insan bu kadar mı vurdum duymaz olabilir” dedirtecek, çevresindeki olaylara sırf medyanın kölesi olmadığını kendisine kanıtlamak istermiş gibi tepkisiz kalan, üstüne üstlük tepki verenleri küçük gören insanlarla aynı havayı solumaktan hoşnut değilim.
Özellikle haftasonları şehrin önemli noktalarında çeşitli siyasi partilere ait gazete ve dergi gibi ürünlerini haykırarak satmaya/dağıtmaya çalışan insanların fikirlerine katılmasam da, neden onları sevdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum.
İyi ya da kötü. Yaşadıkları dünyada benimsedikleri bir davaları var ve bu amaçlarına duyarsız kalmıyorlar; kendilerini entellektüelmiş gibi göstermeye çalışarak burnu havada dolaşmıyorlar.