e-Posta Kültürü

Informatics | January 30, 2007 | comments (0)

Dünyada MSN adlı iletişim protolünü en çok kullanan 3. ülke olmamıza, Türk Telekom rakamlarına göre milyonu geçen ADSL internet abonesine, hemen her internete bağlanan abonenin bir e-posta hesabı olmasına rağmen ne yazıktır ki, halen e-posta kültürünü kavrayamamış bir durumdayız. (Yazar, bu Uğur Dündar usulü giriş için okurlarından özür diler.)

Bu yazıyı yazma isteğim şuradan başladı; benim e-postalarımı alan/okuyan/görenler belki dikkat etmişlerdir ki, imza kısmında e-posta adresimi yazacaksam, bunu @ işaretiyle yazmam. Genellikle ~ veya benzeri işaretler kullanırım. Bunu sebebi hem e-posta adresimi barındıran sunucunun spam korumasını daha az çalıştırarak, sunucuyu daha az yormak; hem de spam iletilerden olabildiğince kurtulmak.
Zira bilirim ki; internetin bir köşesinde (bu bir GoogleBot da olabilir, liste arşivcileri de..)  o iletimdeki imzayı görüp, spam listesine kaydedilebilir.

Ancak bazı arkadaşlar var ki; bu arkadaşlar sadece bilişim okur-yazarı değil, Windows 2003 Server gibi ulvi alanlarda çalışan arkadaşlar; o imzalarıma koyduğum “~” işaretiyle dalga geçerek, “Arda, mail adresini yanlış yazmışsın” diye düşünmekteler…

Bu konudaki bir diğer toplum yarası da;  e-postaların ısrarla HTML formatında gönderilmesi…
Yavrum, canım benim.. Web sayfası hazırlamıyorsun.. Alt tarafı e-posta iletisi göndereceksin, ne var bu kadar kasıcak?
Ve iletinin tümünü konu başlığına yazanlar var tabii, o şahsiyetlere birşey demiyorum bile.

Toplum yarası demişken; Yıllar geçti, millet olarak hala şu e-posta listesi olayını kavrayamadık gitti. Birileri artık uzayda golf oynar durumda, biz hala şu üye olunan listeden nasıl çıkılacağını bilmiyoruz.

Hadi üye olurken “e-posta trafiği yüksektir” yazısını görmedin, bire devriş bari listeye gönderilen her iletinin altındaki adresi de mi görmezsin?!


“Veda”

Miscellaneous | January 24, 2007 | comments (0)

25.jpg

Çok ileri bir tarihte
Çok yaşlı olarak
Sessizce ayrılmalıyım
Kimseye pek gözükmeden
Ve kimseyi rahatsız etmeden.

Masamın üzerinde
Dünden kalan işler
Tamamlanmamış yazılar
Okunmayı bekleyen kitaplar
Ve anılar ve umutlar.

Filleri kuyruğundan çekerek
Tepeleri aşırtmaktı görevim
Günler bitti filler tükenmedi
Ben elimden geleni yaptım
Gerisini siz tamamlayın.

Boşa geçmedi hayatım
Daha fazlası olabilirdi ama
‘Buna da şükür’ demeliyim
İşte sevgili dostlar
Ben böyle veda etmeliyim.

İsmail Cem, New York, 1995


Gökmen’i doğum gününü bizden gizli uzayda kutlarken yakaladık?

Miscellaneous, Pardus | January 19, 2007 | comments (0)

astronot.png


Finallere gittim,

Personal | January 18, 2007 | comments (0)

gelcem.


Peynir Gemisi

Miscellaneous | January 11, 2007 | comments (0)

Peynir Gemisi

laf ile peynir gemisi yürür mü a canım yürür mü ?
öküz altinda buzağı büyür mü a canım büyür mü ?
esme esmeleme toz olur, desme deseleme söz olur
gelen ağam giden paşam, ver su ineği bende sağam
alan razı satan razı yok mu eden doğru kelam ?
esme esmeleme toz olur, desme deseleme söz olur
ne sihirdir ne keramet, el çabuklugu marifet
sabrin sonu da selamet, dogdun sabret ölürsün sabret
esme esmeleme toz olur, desme deseleme söz olur
bağdattan geri dönermiş yapılırsa yanlış hesap
bağdat bilmem çarşıya uymuyor evdeki hesap
esme esmeleme toz olur,desme deseleme söz olur
suya gider susuz gelir,bankalardan faiz gelir
bu degirmenlerin suyu nerden akar nereden gelir ?
esme esmeleme toz olur, desme deseleme söz olur
karaca’m olma avanak, çuvala sığıyor mizrak
dön önüne haline bak bir mum alda derdine yak
esme esmeleme toz olur, desme deseleme söz olur

cem karaca


İtalyan işi

Movies | January 1, 2007 | comments (0)

Son zamanlarda “Amerikalılar’ın film işinden daha iyi anladığı” fikri kafamdan giderek kaybolmaya başladı. Belki de hep Hollywood çalışmalarını izlediğimizden böyle bir fikre kapıldık, kim bilir…
Zira 5-6 ay önce izlediğim İtalyan yapımı Ultimo bacio, L’ filminin Hollywood versiyonu olan The Last Kiss‘den sonra İtalyan işinin daha iyi olduğuna karar verdim.
İki filmin de konusu, senaryosu ve olayları aynı. Ki zaten aynı senaristin (Gabriele Muccino) senaryosuyla hazırlanmış ikisi de.

Üstelik The Last Kiss’de Scrubs’dan Zach Braff ve The O.C.’den Rachel Bilson gibi tanıdığım ve oyunculuğunu pek beğendiğim zatlar yer almakta.
Amma velakin yine de başaramamışlar.


arda~gmail.com
© Powered by Pardusman | Hosted by SadeceHosting | Software by WordPress