Arda Çetin


Arda Çetin - Life and Information Technologies

December, 2005

II. Internet Donemi (aka Web 2.0)

10. Turkiye’de Internet Konferanslari etkinliginde “İnternet Yayıncılığı üvey evlat mı?�? adli paneli izleme firsatim olmustu.
Panelde Turk internet dunyasinin bilindik site yetkileri de katilmisti; Nethaber.com’dan Nevzat Basım, btdunyasi.net’ten Kemalettin Bulamacı, Mackolik.com’dan Erdem Yurdaner. Ve “Turkiye’de internet�? denildiginde akla gelen ilk isimlerden Ethem Derman Hoca da panel yoneticisi..

Turkiye’deki internetin dogusunu tam hatirlamasam da, Turkce internetin gelisimini yakindan takip ettim…
Turkiye’de Internetin gercekten de “= Superonline�? oldugu zamanlar, Internet Mahir‘le birlikte moda haline gelen bir-iki sayfalik kisisel site acmak, 145′li ya da 0882′li hatlardan saatlik internete baglanmalar, Google’in bebek oldugu, AltaVista‘nin kralligini yasadigi zamanlar..

Panelde sozune edilen yeni internet donemi konusu, benim de uzun zamandir yazmak isteyip, erteledigim bir konuydu.
Yukarida sozune ettigim site sahipleri artik her turlu icerige sahip sitelerin(Bkz. mynet.com, tnn.net) yani portallarin bir sure sonra gereken islevi goremeceginden yavas yavas kuculmeye baslayacaklarini, bu portallarin yerini tek bir konuda uzmanlasmis sitelerin(Bkz. nethaber.com, mackolik.com, ) alacaklarini anlattilar.

Bugun ulkedeki en cok ziyaret edilen site olan Mynet‘in bir zamanlarki basarisinin sirri sitesinde her turlu icerigin olmasiydi. Siteye baktigimizda, alisveris, kariyer, emlak, sinema, oyun gibi saymakla bitmez hizmetlerle karsilasiyoruz.
Eminim Mynet’te yakin zamanda anlayacaktir ki, “ne kadar cok hizmet, o kadar cok ziyaretci�? demek degildir.
“Ne kadar cok hizmet, o kadar cok eleman bulundurma�? demek olabilir ancak..
Cunku tek konu uzerinde yogunlasmis, o konuyu da en iyi sekilde yapan sitelerin sayisi gun gectikce artiyor ve artmaya devam edecek. Mynet Seri Ilan yerine Sahibinden, Mynet Arkadas yerine Yonja, Mynet Sinema yerine Beyaz Perde ve Mynet Kariyer yerine Kariyer
Bu ornekler sure gider…

Kisaca yeni donemle birlikte bir cok seyi farkinda olmadan geride birakiyoruz.
Buna “portal�? kavrami da dahil.

Not: Yazida “kurban�? olarak Mynet’in secilmesi tamamen tesadufidir. Ayni sey benzer icerikteki siteler icin de gecerlidir.

Son Trend: Depresyon

Son zamanlarda kime baksam bir depresyondur gidiyor.. Yas, din, irk, cinsiyet ayirt etmeden herkes depresyonda. Mahelle bakkalina bakiyorum, marketler yuzunden depresyonda.. Bindigim taksi soforlerine soruyorum, trafik sikisikligi yuzunden depresyonda.. Elektrikci Cem Abi’ye bakiyorum, cocuklari yuzunden depresyonda..
Yani 7′den 70′e herkes!. Armutun sapi var, uzumun copu var diyen herkes depresyonda..

Sebebler genellikle; sevgiliden ayrilma/kavga etmek, islerin agirligi, yeterli uyku uyuyamamak ve gunluk hayatin getirdigi stres.

Cevremde bu kadar cok depresyonda olan insan gorunce kendime soruyorum; “peki ben neden depresyonda degilim?, bu normal mi?�? diye..

Yeni yeni anlamaya basliyorum ki, bu kadar cok anormallikler arasinda yasayinca normal olan seyler insana tuhaf gelmeye basliyormus.
Ama evet, anladim ki, bende bir sorun yok (simdilik).

Ha, “ben niye depresyonda degilim�?in cevabini buldum; cunku depresyona girecek kadar bos bir zamanim yok malesef.
Oldugu zaman girdigimi haber veririm…

Kahvenin sırrı..

Sınırlı sayıdaki iyi kahve yapabilen yerlerden biri olan Starbucks‘dan iyi kahve nasıl yapılırın hikayesi.

Türkiye’de Internet ve diğerleri..

Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde düzenlenen X. Türkiye’de Internet Konferansları birkaç saat önce bitti.

İnternet yayıncılığının üvey evlat olmadığını fakat bu konuda Türkiye’deki bir çok yasada değişiklik yapılması gerektiğinden, Mono‘nun Just-In-Time’ına ve etkin Internet kullanımına kadar “internet�? konulu bir çok şey öğrendim.

Bunların dışında, Bahçeşehir Üniversitesi’nde kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir Mac Lab’ı olduğunu, Türkçe İnternet Adresi konusunun halen gereksiz olduğunu, 1. kattan zemin kata inmek için 2. kata çıkmamıza gerek olmadığını, kantinde pizza tost diye satılan yiyeceğin pizzayla alakasının olmadığını, Derman Hoca’nın, LKD YK hakkındaki ilginç fikirlerini, Bahçeşehir’li iletişim öğrenciler tarafında Türkçe’mize “gönüllü köle�? diye yeni bir sıfat eklediğini de öğrendim )

Stand-CG‘nın bir sonraki etkinliği (son anda bir değişiklik olmazsa) Akademik Bilişim 06‘da

Klasik senaryolardan klasik filmler..

“İki film birden kuşağı�? yapıp The Transporter Türkçesi’yle Taşıyıcı ve The Long Weekend yani Çılgın Haftasonu filmlerini izledim..

Bende nedese bir hastalık var ki, bir filmin ikincisini izlemem için birincisini mutlaka izlemem gerekiyor. Niyedir ben de bilmiyorum ama bu yüzdendir ki, geçen haftalarda vizyona giren Taşıyıcı 2‘yı izlemek için önce birincisini izledim :)
Ha izledimde ne oldu? İkincisini izlememem gerektiğini öğrendim.
Filmin garipliği jenerikte başlıyor zaten. Jenerikteki her şey Fransızca ama film İngilizce.
Artık biz bile filmlerimin jeneriğinde hem Türkçe hem İngilizce yazıyor ki, film Türkçe olduğu halde.. Adamlar İngilizce film yapıyorlar ama jenerik Fransızca :)
Gerçi jenerik İngilizce olsa bile filmin her yeri “ben Fransız yapımıyım�? diye bağırıyor. Taxi filmindeki hız ve müzik efektleri aynen kopyalanmış. Tabii Fransızlar ya, illa ki modifiyeli Peugeot arabalardan olacak. Olmazsa film olmaz zaten..
Fransızlardan bu kadar bahsettikten sonra filmi siz anlayın artık…

Çılgın Haftasonu ise vakit öldürmek isteyenlere tavsiye edilir.
Klasik, hemen her sıradan komedi filminde var olan espiri ve davranışlar olsa bile bir bakıma komik denebilir..
Filmde iki erkek kardeşin geçirdikleri bir haftasonunu anlatıyor. Birbirlerinden zıt iki kardeş.. Biri iş düşkünü, diğeri karşı cins..
Tanıdık geldi değil mi? ;)

Hollywood filmlerini aşırı izlediğim için mi bilmiyorum ama bugüne kadar bir Avrupalı’nın elinden çıkmış hiç bir filmi beğenmemişimdir. Senaryo farketmez.. Komedi, macera, drama akla ne gelirse…
Yapamıyorlar iyisini.

5. gün başlıyor!

24‘ün 5. sezonu için günler kala “prequel�? bölümü yayınlandı.

İzlenimler: Uzun saç Jack’e gitmemiş.. Geçen sezon Toyota, diziye sadece reklam verirken bu sene genel sponsor olmuş, iyi de etmiş fakat iyi adamların Toyota, kötülerin BMW kullanıyor olması izlenim açısından pek iyi olmayabilir. Her şeyde olduğu gibi reklamın da fazlası zarardır.. Kim’i yani Elisha Cuthbert’ı tekrar 24 sahalarında görmek istiyoruz. Sadece adını söylemekle olmaz.. Geçen sezon, gerçekten harika bir kalite ve özveriyle 24′ün altyazısını Türkçe’ye çeviren Alish’e ne kadar teşekkür etsem azdır.. Geçen ay cnbc-e Dergi’deki okuyucu mektuplarında 24′ün 4. sezonunun, yayım sezonu ortasında yayınlanmaya başlanacağı yazıyordu. Umarım sözlerinde dururlar..

Sırrını korumak için ortadan kayboldu.
Adını değiştirip yeni bir hayata başladı.
Güvende olduğunu sanıyordu…
Ardından, 5. gün başladı.

Girlmore Girls

Seviyorum bu diziyi..
Marilyn Manson / Marilyn Monroe ve TheOffspring / Metallica müzik sohbetlerini, Baba filminden alıntılar yapmalarını, ana-kızın bu kadar iyi arkadaş olabilmelerini, her sevdikleri eşyalara bir isim vermelerini, kahveye olan düşkünlüklerini, Yale vs. Harvard rekabeti hakkındaki muhabbetlerini, aristokrat büyük anne-babalar ve İngiliz Kraliyeti hakkında yaptıkları dedikoduları…

Haftaiçi hergün yayınlayarak, bizleri bir hafta boyunca bekletmediğin için teşekkürler, CNBC-e

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »